Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında sevdalanmış onun deli dalgalarına
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna, yüreğindeki duruluğa
Demiş ki suya: Gel sevdalım ol, hayatıma anlam veren mucizem ol
Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa al demiş; Yüregim sana armağan
Sarılmış ateşle su birbirlerine sıkıca, kopmamacasına
Zamanla su, buhar olmaya, ateş, kül olmaya başlamış
Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de yüreğindeki kederi de alıp gitmiş uzak diyarlara su
Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları
Aramış suyu diyarlar boyu, günler boyu, geceler boyu
Bir gün gelmiş, suya varmış yolu Bakmış o duru gözlerine suyun, biraz kırgın, biraz hırçın.
Ve o an anlamış; aşkın bazen gitmek olduğunu. Ama gitmenin yitirmek olmadığını.
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.
İşte o zamandan beridir ki:Ateş sudan, su ateşden kaçar olmuş..
Ateşin yüreğini sadece su, suyun yüreğini Sadece ateş alır olmuş.
(Can Yücel)
yorumlar:
yorum yapmak ister misin?